Borges Defteri:Edebiyat-Plastik Sanatlar-Sinema- Müzik Eksenlidir...



“Çevirmenin Görevi” // Walter Benjamin



Yazar, şair, çevirmen Ahmet Cemal’in büyük bir özenle dilimize aktardığı Walter Benjamin’in   “Çevirmenin Görevi”  yazısı, ilk kez 83 yılında yayınlandı, o dönemde türlü zorluğa göğüs gererek(12 Eylül kanlı darbenin artçı şoklarının kesilmediği zaman dilimi)  yayın yapan kültür-sanat-edebiyat dergileri arasında içinde Ahmed Cemal’in de bulunduğu yazı kuruluyla Yazko Çeviri’nin yeri başka idi.  Benjamin’in “Çevirmenin Görevi” yazısı  Benjamin’in en önemli yazılarından sayılır. 1923 yılında kaleme alındı. Ahmet Cemal çeviriyi yaparken ve de kısa ön deyişinde konuya işaret etmemiş, ama Benjamin’in bu yazısı aslında onun Baudelaire şiirlerini çevirdikten sonra o çeviri dosyasına yazdığı ön-sözdür. Sanat yapıtı, muhatabını, çeviri ve metnin  başka bir dile dönüşümünü irdeler. Önemli bir yazıdır. Dileğimiz o ki bir yayın evimiz W.B'nin dilinden Baudelaire yansıması olduğu gibi (bu kez direkt Almanca'dan) dilimize aktarark basılsa. Farklı bir deneyim olur. 


Borges Defteri
Yazıyı direk issue linkinden indirebilir, okuayabilirsiniz. 


Üç Şiir // Şafak Çubukçu



RESSAMIN OYUNU


Ressam
usulca ilerleyen
güz ikindisinde
çizdiği bir martının
gözlerine yerleştiriyor
kendi hüzünlerini
yeryüzünün bütün hüzünlerini
anlamak için
yeterli olacağını düşünüyor
onları bir martının gözlerinde izlemesinin
ama resim biter bitmez
martının gözlerinde ve
aynada kendi gözlerinde izlediği
iki hüzün arasındaki farkı
anlamanın olanaksız olduğunu anlıyor
hoşuna gidiyor bu ressamın
ve ne varsa aklına gelen
her şeye kendi gözlerinde ki
hüznü yerleştirmeye başlıyor.

***

ÖLÜLER BİLİYORLAR

Bir çift ölü gözü düşleyen
bir çift ölü gözüm şimdi
birlikte açınca gözlerimizi
aynı anda akmaya başlayacak
putperest belleğimin
gece ve gündüzü
kuşatılmış uzam
kuşatılmış geçmiş ve gelecek
hiç konuşmayanların
hiç görmeyenlerin
hiç işitmeyenlerin şimdisi
bilgi içre bilgi
şey içre şey
yalnızca günahın esiniyle
ölümü yendiğine inanılan
her devinim için zamana verilen
bengi isimlerin doğum-gecesinde
beyaz çuhaçiçekleri gösterisine çağrılı
beyaz bir çuhaçiçeği ideası gibi
oysa yalnızca ölüler biliyorlar
bir isimden önce
onu çağıran biri olması gerektiğini
ve ey Tanrı !
acımadığını biliyorum
öldür ve haklı kıl artık beni !

***


ÖLÜMSÜZ RÜZGAR

Zamandaş kuş
aynı ölüme yürüyen karınca
kireçli gövdesi ile toprağa gülümseyen
kalender-ağaç.
Niye sizleri yakın bulmuyorum kendime ?
bizlerden sonra da esecek
şu ölümsüz rüzgar kadar.

ŞAFAK ÇUBUKÇU 


Not: Şafak Çubukçu, sadece ve sadece defter’de yazar, başka hiçbir edebiyat öbeği, oluşumuyla yakından uzaktan bir ilgisi yoktur, “izdiham” adlı  oluşumu bilmez, tanımaz, ilişkisi, yakın uzak teması hiç olmadı, bugüne kadar başka bir öbekte (özellikle “izdiham”) defterden izinsiz yayınlanan Ş.Ç şiirleri kendi izni dışında ve kaynak verilmeksizin yayınlanmıştır, söz konusu mecradaki şiiri(leri), kendi isteği doğrultusunda ve sayfa yetkililerine bildirerek kaldırılmıştır.

İzin alın,  kaynak gösterin, gerisi kolay!..

Şiirin, şairin hakkına, emeğine, çilesine azcık saygılı olalım. Bir şairin tek suçu ancak ve ancak şiir yazmak olur, ömürlerini kitaba, edebiyata,öyküye, şiire verenleri az biraz anlayışla karşılayalım başka da ihsan istemez bu cefakar çark. / defter



Hiçbir Şey Değil Armağan // W.SZYMBORSKA -Çev. Neşe Taluy Yüce



Hiçbir şey değil armağan, ödünç her şey
Borca batmışım boğazıma dek.
Kendimi kendimle
ödemem gerekecek.
Yaşam için, yaşamı vermem gerek.

Öylesi bir düzen ki,
geri verilecek yürek
ciğerler geri verilecek
her parmak da, tek tek

Çok geç feshetmek için sözleşmenin
şartlarını
Benden alınacak tüm borçlar
buna derim bile dahil.

Yürüyorum yeryüzünde, kalabalığı içinde
öbür borçluların
Kimlerinin üzerinde kanat ödemesi
Zorunluluğu
Başkaları ise ister istemez hesap
verecekler yapraklarından

Borç hanesinde
içimizdeki her dokumuz
ne bir terliksi hayvan, ne de bir taçyaprak
saklanamaz ya sonsuza dek
Bu liste ayrıntılı
hiçbir  şeyle kalmamız gerekecek
gibi görünüyor.

Anımsamıyorum bir türlü
Nerede, ne zaman ve ne için
izin verdim
açılması için bu hesabın.

Ruh olarak adlandırıyoruz
ona karşı protestoyu
ve listede adı olmayan
tek şey bu.

Şiir: W.SZYMBORSKA

Çev. Neşe Taluy Yüce


Mavi Liman // Nâzım Hikmet


Doğum günün kutlu olsun şair.

"Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. 
Seyir defterini başkası yazsın. 
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. 
Beni o limana çıkaramazsın..."

Nâzım Hikmet


“Hayat kısa, kuşlar uçuyor…” // Argos Ahıska



  Bir 9 Ocak daha, yüreğimizdesin şair...


Hayat kısa, kuşlar uçuyor…”


I. Cemal Süreye şiirinde-dünyasında, annesi Gülbeyaz ve babasına duyduğu özlemin, onların kaybı karşısında duyduğu acıyı hissetmemek mümkün mü? “Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum…” der bir şiirinde. Yani acının yerine istediğiniz sözcüğü seçin yerleştirin durum değişmez.

II. “Saçlarını koynumda saklıyorum/ Arada bir ağlamak için” , bu dokunaklı, içtenlikli dizeleri annesi için yazmış. Bir evladın annesi için söyleyebileceği inanılmaz derece güzel sözler.

III. “555K” şiiri, dizelerini 27 Mayıs öncesinde kaleme aldığı biliniyor:
biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya / sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya

IV. Şairin ilk üç şiir kitabı bir terim etrafında döner: Unutmak ve bu fiili durumuna itiraf galiba, ya da ben öyle algıladım hep.


V.  Şiirimizde “Özerk İmgeciliğin”in sıkı temsilcisidir.

VI. C.Süreya bir kimlik bunalımı yaşadı mı? Yani “içinde” o iç , iç ruh odalarında. Bana göre yaşamıştır. Tıpkı Frantz Fanon gibi, ne eksik ne fazla. Kürtçeyi çok iyi bilmesine rağmen, hiç Kürtçe şiir yazmadı (yazmadı mı sahiden?)

VII. “555K” dizeleriyle M.Kemal –doktorinine- yaklaştı, daha sonra Kürtlerin bu topraklarda yalan söylemek zorunda olduğuna işaret etti. Yani kurucu öğe’yi kabul eder içindeki dehşet sitemle.

VIII. “Göçebe” kitabı bir sürgün(ünün) dilidir.

IX. C.Süreya içinde bulunduğu dönem(lerde) zaman zaman siyaseileşen şiir dilini başka, bambaşka düzlemlere çeken tek şairdir. Bilinçli bir tercihti ve isabetli idi, sağlam basıyordu.

X.  Gül şiirini yazar:
Gülün tam ortasında  ağlıyorum,
 Her akşam sokak ortasında öldükçe
Önümü arkamı bilmiyorum
Azaldığını duyup duyup  karanlıkta…”

Ve  “Üvercinka” ve “Afrika dahil”, dilimiz aracılığıyla yazılmış mükemmel şiirler, nice düşlere, dizelere, resimlere, renklere ilham vermiş, bir daha yazılması mümkün olmayan şiirler.
W.Szymborska, "kimleri sever şiiri"inde:
"Kimleri-
Öyleyse herkes değil.
Hatta herkesin çoğunluğu bile değil, 
azınlık." der...
Evet, şiir bazen "kurtuluşu tırabzanı" olur, hayatı olduğu gibi sevenler için...
Huzur içinde uyu Şair,
Unutmadık…
A.Ahıska               


Bir Satranç Oyunu / T. S. Eliot // Çev. Samet Köse




Bir Satranç Oyunu

Kadının oturduğu Koltuk, yaldızlanmış bir taht gibi,
mermere yansıyordu, salkımlı asmalarla
destekli bezenmiş aynadan
altın renkli bir Aşk Tanrısı görünüyordu
(biri de gizlemişti gözlerini kanatlarının altında)
katlıyordu yedi kollu şamdanın alevlerini
yansıtarak masanın üstüne ışığı
mücevherlerinin ışıltısı doğrularak karşılıyordu onu,  
atlas kutulardan saçılıyordu bolluk ve bereketle;
fildişinden küçük şişelere ve renkli camlara tıpalanmamış
siniyordu onun alışılmamış yapay parfümleri,
krem, toz, ya da sıvı halinde – tedirgin, şaşkın  
ve kokularda boğuyordu duyuları; karışarak havayla
pencereden tazelenen, kokular yükseliyordu
semirterek uzayan alevlerini şamdanın,
savuruyordu dumanlarını ahşap kaplamalarına tavanın,
karıştırararak desenlerine girintilerle süslü tavanın.
Bakır kakmalı muazzam deniz ağacı
yeşil ve turuncuyla yanmış, renkli taşlarla çevrilmiş,
bu hüzünlü ışıltıda oyma bir yunus yüzüyordu.
Antik şöminenin üstündeki tabloda anlatılan 
sanki bir orman manzarasına açılan bir pencereydi
Philomel’in dönüşümü gibi, barbar bir kral eliyle
öyle zorbaca zorlanmış; yine de bir bülbül gibi  
sarmıştı tüm çölü kirletilmemiş bir sesle
Ve hala ötüyordu ve hala peşindeydi dünya,
“Cik Cik” aşağılık kulaklara.
Ve zamanın pörsük gövdeleri
anlatıldı bu duvarlara; bakakalan biçimler
sarkmışlardı dışarıya, yaslanarak, susturmuşlar kapanmış odayı.
Ayak sesleri duyuldu merdivende.
Şöminenin ışığında, fırçanın altında, kadının saçları
ateşten oklar gibi dağılıp
alazlanıp sözcüklere dönüşecek, sonra gaddarca suskun kalacaktı.

“Sinirlerim bozuk bu gece. Evet, çok bozuk. Benimle kal.
“Konuş benimle. Niçin hiç konuşmazsın. Konuş.
“Ne düşünüyorsun? Nedir düşündüğün? Ne?
“Bilemem hiç ne düşündüğünü. Düşün”.

Sanırım fareler geçidindeyiz biz,
ölüler orada yitirmişti kemiklerini.

“Nedir bu gürültü?
                        Eşikten esen rüzgâr.
“Nedir bu gürültü şimdi? Rüzgâr ne yapar?
                        Hiç işte hiç.
Bilmez misin hiç? Görmez misin hiç? Anımsamaz mısın
“Hiç? ”

    Anımsarım
bunlar onun gözleri olan inciler.
“Diri misin, yoksa ölü mü? Hiçbir şey yok mu kafanda?”

                                                                                  Ama
Ahhhh o Shakespearevari Şamata -

pek de zarif
pek de zekice
“Şimdi ne yapmalıyım? Ne yapmalıyım acaba? ”
“Fırlayıp çıkmalıyım ve yürümeliyim sokaklarda
“Saçım başım dağınık, öylece. Ne yapmalıyız yarın?
“Ne yapıp etmeliyiz her daim?”
                                                     Sıcak su saat onda.
Ve yağmur yağacak olursa, kapalı bir araba saat dörtte.
Ve bir el satranç oynarız,
Yumarak gözkapaksız gözlerimizi ve kulağımız kapıda.

Kocası terhis olduğunda, dedim ki Lil’e –
gevelemeden sözlerimi, bizzat yüzüne söyledim,
ACELE EDELİM LÜTFEN VAKİT TAMAM
Şimdi Albert geri dönüyor, çekidüzen ver kendine biraz.
Dişlerini yaptırman için sana verdiği
parayla
bilmek ister ne yaptığını. Vermişti ya parayı, yanımda benim.
Çektir hepsini, Lil, güzel bir diş takımı yaptır, demişti.
Yemin ederim ki, demişti, sana bakmaya katlanamıyorum.
ben de katlanamıyorum, dedim, bir de zavallı Albert’i düşün,  
adam dört yıldır askerdeydi, canı eğlenmek ister şimdi,
ve eğer sen eğlendiremezsen, dedim, başkaları eğlendirir.
Yaa öyle mi, dedi. İşte aynen öyle, dedim.
O halde kime teşekkür edeceğimi biliyorum, dedi ve dik bir bakış fırlattı.
ACELE EDELİM LÜTFEN VAKİT TAMAM
Hoşuna gitmese de bunlara katlanmalısın, dedim.
Başkaları özenle seçecektir sen yapmazsan.
Ama Albert alıp başını giderse, kimse söylemedi deme sakın.
Utanmalısın, dedim, bu kadar yaşlı görünmekten.
(Oysa daha otuz bir yaşındasın).
Elimden bir şey gelmez, dedi, asarak suratını,
çocuk düşürmek için aldığım haplar yüzünden, dedi.
(Beş çocuğu vardı şimdiden, az kalsın ölüyordu minik George’u doğururken).
Eczacı her şey yoluna girer demişti, ama dönemedim eski halime
hiç.
Düpedüz aptalsın sen, dedim.
Eh, Albert seni rahat bırakmak istemezse, kalırsın öylece, dedim,
çocuk istemiyordun madem öyleyse ne diye evlendin?
ACELE EDELİM LÜTFEN VAKİT TAMAM
İşte, Albert eve geldi o Pazar, sofrada sıcak domuz budu,
Ve benim de yemeğe kalmamı istediler, tatmam için sıcak sıcak –
ACELE EDELİM LÜTFEN VAKİT TAMAM
ACELE EDELİM LÜTFEN VAKİT TAMAM
İyi geceler Bill. İyi geceler Lou. İyi geceler May. İyi geceler.
Hadi eyvallah! İyi geceler. İyi geceler.
İyi geceler, leydiler, iyi geceler, sevimli leydiler, iyi geceler,


iyi geceler. 

T.S. ELİOT
ÇEV. Samet Köse
-------------------------------------------

NOT: Defter'de yayınlanan şiir ve çeviriler
kaynak verilmeksizin (lütfen) yayınlanmasın diyor ve            rica ediyoruz. 


Independent Literature Journal (Portal) from Turkey

***


Link:

  • FELSEFE NOTLARI
  • Image and video hosting by TinyPic
    Felsefe Notları; Akşamın sisiyle şafağın ışınları arasındaki ses. Herkes için, Kimse için !

    ***


    P.E.N/TURKEY
    Image and video hosting by TinyPic

    ***


    Enis Batur
    Image and video hosting by TinyPic
    "Benim burada durduğuma bakmayın genç yoldaşım: Burada değilim ben artık, gövdem çürümeye şimdiden başladı, ruhum uçtu ve adresini bilmediğim bir dala kondu..."-E.B

    ***


    S U F İ
    Image and video hosting by TinyPic
    ne sanıyoruz şu ömür denilen kısa sihri? 'o süzülmüş', seçilmiş aşk cevheri var ya, işte ölümsüz olarak kalacak olan ancak odur!

    ***


    Hakan İşcen
    ORNEK6 M
    "bir sabah/ ne ben, ne siyah/ göreceksin onu Alef’in aynalarında/ tefsîrsiz rüyana uyandığında..."

    ***


    ÜÇ RENK
    3 renk
    Üç Renk: renkler, düşler, farklı bir deneyim ve üretim!..

    ***


    CYBERZENARCHY
    Image and video hosting by TinyPic
    "Gerçek olduğuna inandığın şeyle beslenmen! O neredeyse ve ne zamansa, senin de orada olmaklığın..." -Şenol Erdoğan

    ***


    SubCulturia
    Image and video hosting by TinyPic
    SubCulturia:"New Media Theory Group" Projesini destekler..."

    ***


    Oğuz Atay/Arşiv
    logo
    Oğuz Atay / Arşiv

    ***


    Şair Çalışıyor/dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Şair Çalışıyor/Dergi Arşivi

    ***


    Şiir Penceresi
    Image and video hosting by TinyPic
    "Bir başka bakmak için..."

    ***


    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi

    ***


    Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic