Borges Defteri:Edebiyat-Plastik Sanatlar-Sinema- Müzik Eksenlidir...



Görünmeyen Nesnelerin Gizi // Şafak Çubukçu



Doğaçlama Yalanlar

Senin adına konuşan
bir ses doğuyor içimde
ters dönmüş ayakkabıların
aynadaki görüntüsüne gülümseyen
suya dokunma düşüncesinin
suyla kaçamak ilişkisi gibi
bir bakış sorununa dönüşüyor eylem
ve  kapının ardında olmadığını anlıyor
içimdeki sen istemediği için
kapının ardında uzanmış gövden

 Görünmeyen Nesnelerin Gizi

Adam Sokakta
aşkı çağrıştıran
bir gülü düşünüyor
ona bakmadığı zaman da
vazoda durduğunu
varlık olarak değil
bir izlenim olarak
onu daha çok sevdiğini
kadın her  aklına geldiğinde 
görmediği gülün renginin
aşkın niteliğine dönüştüğünü biliyor
tıpkı gardıropta rol yapmayı bekleyen
siyah bir giysinin birazdan
kadının gövdesi olacağını bilmesi gibi.

Adam zili çalıyor
kadın o siyah giysiyi kuşanmış
elinde bir gülle onu bekliyor

Sabah Duası

Yaşlı bir köknarın
karlara boyun eğişi bu parıltı
yorgun ruhumun iniltilerine karışmış
külleri gibi aynı anda tutuşan anıların
Sayrılı yüzümdeki karanlıkta ey yazgı
melekler için açan kardelenleri tanı
tanı ki bir an önce dinsin artık
bu bendeki başkasının gözyaşları.



ŞAFAK ÇUBUKÇU


Bu bir öykü değil...// Sufi.




Usluca elini çantasına uzattı ve bir fotoğrafını çıkardı gösterdi.  Kendimi bir anda 1665’li yıllarda hissettim, Vermeer’in yeni bitirdiği “İnci Küpeli Kız” tablosunun karşısında diline kilit vurulmuş  bir izleyicinin ruh haline gömülerek. İstem dışı ağlamaya başladım. Yaşamın türlü girdaplarında sıkça kalbimi yoklayan o derin baskılar gibi. Hepimizin hayat deneyimlerinde rastladığımız nadir anlar.  Nedeni hiç yok, sebebi meçhul.  Kendinden uzaklaşma deneyimi, sorular, şüpheler, karabasanlar,  acılar ve sevinçleri yoğuran yalnızlık anlarımız.  Karşında duran insanı, dostu farklı bir mecradan kavrama deneyimi.  Her şeyden, herkesten uzaklaşma isteği. Baktığın her yerde “onu” görme ısrarı, istenci. Bir yazıdaki nokta, virgüller  gibi  omuzlarından süzülen saçlarına parmak uçlarıyla dokunma talebi,  olanaksızlığı.  Gülerken hafiften biçim değiştiren dudakların  yansıttığı ışığı avlamak ve bir öykü içindeki kurgu düğümleri gibi sayısız nokta…tümü o  anda yüzüme vurdu.
Ağladığımı görünce, döndü ve dedi ki: -“Çok ilginçtir, fotoğrafı birçok dostuma gösterdim ama  kimse  bugüne kadar  ne hissettiğini  açıklamadı.”
-         Şaşırmana gerek yok.  Bir keresinde aynı şeyi sende yaptın. Salinger portresine sırtını dayadın kitapçı dükkanında  ve oracıkta dondun kaldın.
-         Evet. Anlıyorum.
-         İşte böyle bir şeydir yaşam dediğimiz gürültü yumağı. Bazen gözyaşıyla çözeriz kapalı kapılarımızı,  bazen donuk bakışlarla, iç isyanla. Ama unutmamak gerekir herkesin ve de kimsenin, her şeyin ya da hiçbir şeyin elinde hep bir kapalı zarf var. Ne çıkacağını bilmeyiz. Damardan damara akacak kan ve ya zehir gibidir.  Korkuya siper o karanlık sularda kulaç atma deneyimini andırı. O sular çoğaltıyor yalnızlığı, kendine gömülen yeni kuşağı. İster kalabalıkta olsunlar, ister bir başlarına, o hep yalnızlar.
-         Bu o kadar da kötü değil.
-         Kötü olduğunu kim söylemiş? Benimkisi konuşmaktan ziyade kişisel itiraflarımdır. Ne sana ne de bir başkasına yanıt verme zorunluluğum yok biliyorsun bunu. Bu bir çeşit çoğaltmaktır, çoğalmaktır, üstelik yalnızlığın can evinde.
-         Senin sorunun benim, ki baştan aşağı sessizliğimle savaşıp duruyorsun. Benim sorunum yine benim, benim ki hep sessizim.  


  Sufi. 


Beyhude Çığlıklar // Gherasim Luca




Gherasim Luca(1913-1994), Romanya doğumlu Şair, Sürrealist kuramcı. Gilles Deleuze ve Felix Guattar’ın, Luca şiirlerine, dünyasına çok yakındılar. Faşizm yıllarında Sürgünü seçti. Daha sonra Gell Naim, Paul  Paun, Virgill Teodorescu ve Dolfi Trost ile bir sürrealist sanatçı grubu kurdu.Şiirlerinin toplu halde dilimize aktarılmaması büyük bir boşluktur.  Tadımlık olarak “defterimize” bir şiirini çevirerek sunuyorum. Bu çabalarımız bütün arkadaşlarla beraber devam edecek. / Nona ( Defter -Poetic Mind Oluşumundan).

Beyhude Çığlıklar

Kimseler yok artık,
Söyleyecek bir şeyimizin olmadığını haykırmaya.
Hiçbir şey söylemediğimizi
Kesintisiz  birbirimizle boş konuştuğumuzu
Ve sanki birbirimize bir şey anlatmıyoruz,
Hatta kendi kendimize bile.
Konuşacak bir şey yok.
Kimse yok ki, ona bunu açıklayalım.

Kimse yok artık
Ona bir şey yapamadığımı anlatmam için.
Yaptığımız başka bir şey de yok.
Kesintisiz,
anlatmak için bir tek yol kaldı
Bir şey yapmamak için
Ne yapıyoruz?

Gherasim Luca

Çev. Nona


CITIZEN KANE // Hüseyin Avni Cinozoğlu


Şair-Yazar 
Hüseyin Avni Cinozoğlu'nu Anarak.../ defter arşivindeki şiirlerinden.

CITIZEN KANE

O beyaz yakalı kötü bir yurttaş
Kapitalizm böylesi ucube bir hayalet doğurabilir
Kurbanlar cellatı göremiyor
Kanlı dişlerini örtüyor lütfeden bir velinimet maskesi
Çünkü makyaj sanatında mahir Şeyh-ül Muharrirleri var
Büyük bir ağ halinde şehre yayılan şer ve küfür
Halkı ucuz kelepçelere mahkûm eden basiretli bir tacir
Panayırda kurulan bir kürsüden
Uşaklarının coşkun tezahüratı altında
Ulufe dağıtmaya hazır

Turnikede sırasını bekliyor
Cıtızen Kane’nin elini öpmek için
Türkiyeli bazı solcu yazarlar

***

EY HÜR ADAM SES VER SEN NERDESİN?

Boynumu ağrıtan kemend değil
Latin harfleriyle yazılı hüküm yaftası
Rüzgâr mı sert, avlu mu çok soğuk
Devşirdi yetim oğullarımızı bizi dâra çeken Yezit
Parasız yatılı zabit mekteplerinde
Zabit de olsalar korktular her lâhza devletten

Kılıç Ali hüküm okumakta Cellât Kara Ali hazır
Avlu soğuk dârağacı çatılmakta üç gül daha solacak
Birbirinden merdane üç genç yahşi şaki
Boynu bükük kalacak mahzun üç güzel anne
Beyaz iplikle siyah ipliğin fark olunmadığı anda diğerinden

-- Nerdesin sen ses ver Ey Hür Adam!

Hüseyin Avni Cinozoğlu



Şerko Bekes’in Doğum Günü için...


Büyük Şair, Şerko Bekes’in Doğum Günü için defter’den armağan…


I.
Çocukluğumda
Sol elim diğer zengin komşu çocuklarının sol eli gibi
Kol saatine kavuşmak isterdi
Bahane yaratırdım ki
Annem elimi ısırsın
Diş iziyle saat yapsın
Çok sevinirdim.

II.
Çocukluğumda
Benim için mutluluğun anlamı
Hamamda geçirdiğim anlardı
Su kasesi üzerinedeki sabun köpüğünü üfürerek
Yeşil, kızıl lambaları uçurduğum anlar.

III.
Çocukluğumda
Sıcak ocak başında oturarak
Kızıl ve güzel ateş alevini izlerdim
Ve alevin içine girmek isterdim
Alevden ev yapıp oturmak için.


Şerko Bekes

Çev. Poetic Mind 


Melanie Safka için bir Rapsodi! / defter





Melanie Safka, Woodstock kuşağından olan bu güzel sesi, günümüz müzik kuşağı ve dinleyicisi pek bilmez. Unutmamak gerekir ki Melanie o kuşağın ruhu, meleği, temsilcisidir. O mecnun ve güzel kuşak. Bir şiirinde şöyle der Melanie( ki  şarkılarının şiirlerini-sözlerini kendisi yazdı hep):
Bana git “dışarıda” sat diyorlar,
Ama benim işim “satış” değil!
Ben çoğu kimsenin yaşadığını söylüyor
Ve herkesin acısını azaltmak istiyorum.
Ey çevremdeki sizler
Kim olduğunuz benim için önemli değil,
Bu gece bu “perdeyi” benim için tutmalısınız,
Çünkü Gitarımı akort ediyorum.
22 yaşında ilk kez Woodstock etkinliklerine katıldı, sistem karşıtı şarkılarını söyledi ve hala aramızda ve Gitarı elinde. Onun “ JOHNNY BOY” şarkısı o kuşağın bitiş marşıdır adeta. “Yaz Aşk”ının bitişi, Vietnam Savaş karşıtları kuşağının sonu, Luther King, Watergate günlerinin sesi. Bu şarkıda gizli olan bir şey var, bir şey var bu insanın haykırışında: Günümüz müziğinde pek rastlamadığımız türden bir şey,  asi ve masum. James Dean’in “Rabel Without a Cause” filminde temsil ettiği şey. Bugün  hala isyandan izler var  yeryüzünde ya masumiyet?  


Borges Defteri/ MUSIC


Tecavüz ...// Anne Boyer



Anne Boyer, Amerikalı Şair ve Sanatçı. 1971 Doğumlu. Şiir ödüllerine karşı olduğu için "ödül jüri üyesi şairler"in pek ilgisini çekmemiş olmalı ki kendi yolunda hep yalnız yürüdü. Sert bir şiir dili var. Poetik görüşleri ise çok radikal. Anne'yi defter olarak okurlara  daha yakından tanıtacağız. / defter 

TECAVÜZ

Devrim, tecavüz değil,
Tecavüz, rutin ve olağan dışı  günlerde gelir
Tecavüz gece ve gündüz gelir
Tecavüz oda ve dışarıda
Sıradan insanlar ve aileleri kapsar
Tecavüz, bireyler ve gruplar için tarif edilir
Tecavüz tarihseldir ve gündeliktir
Çirkin ve güzel olana eşittir,
Tecavüz bir kavme, barış ve savaş zamanıyla sınırlı değil
Tecavüz sadece yabancılara karşı ,işlenen cinayet değil
Devletin yokluğundan değil direkt devlet işidir
Tecavüz bir anarşi değil toplumsal düzendir
Tecavüz yoksul ve zengin tanımaz
Tecavüz zayıflar içindir, keza güçlüleri de kapsar
Tecavüz kimleri için güç düşüncesi,
Kimileri için güçsüzlüktür
Ve bazıları için düşüncenin güç olmadığı
Bazıları için devrim düşüncesi
Başkaları için devrimin imkansızlığı
Her biçimde: tecavüz devam eder, hem devrimden ve devrim olmayan kesitten
Cinsel olan ama cinsiyetsizdir
Özel, genel, dış, iç, kötü, iyi, bedenin tüm menfezlerinden
Neron’un söylediği gibi: “el değmemiş beden delikleri kalmayacak”
Devlet, güç ve müzik tarafından işlenen tecavüzler
O ki: sen insan değilsin
Tecavüz edilmeden önce de insan değildin
Tecavüz edildikten sonra da insan değilsin
Hiç fark etmez: tecavüzsüz veya tecavüze  maruz kalmışsın
Devrim, bazı şeylerin nedenidir ama neden o değildir!

Şiir: Anne Boyer

Çev. Borges Defteri – Poetic Mind





İnançsız hovardalara, libertenlere...// Marquis de Sade



-Yatak Odasında Felsefe- "Önsöz". 


KARANLIKTA KONUŞ, GÜN AYINCE SUS // Gözde Burcu Narin



Kirpiğimden öpme,
Annem ağlıyor orada.
Sevinirim bir toprağa buğday düşürürsen.
Orada senin ellerinin kokusu vardır.
Belki tesadüf eder bir gün küflü bir ekmek yerim,
Siktiğimin romantikliği bu ya…
O buğdayın devamıdır belki.
İşte o zaman bütün ekmekler sen kokar.
Kirpiğimden öpme.
Orada bir anne pars, bir prensin kanını yalıyor.
Dokunursan yırtılacak rıhtımı bütün omurgamın.
Öpeceksin dişlerinle daha dün bıraktığın kangreni.
Geçer mi onun bunun çocuğu?
Geçer mi sarılsan bile kangren?
Yüzümün izlerini birleştir bir kalemle.
Ben o izlerle devrim yaptım.
Genlerime iğneledim senin yüzünü,
Çocuklarım bulsun çocuklarını diye.
Bak merhamet etmiyorum.
En büyük sahrada dişi bir devenin geçim kaynağıyım.
Hörgüçlerinde irin,
dilinde kavrulmuş bir diken.
Ben merhamet etmiyorum Aziz Efendim.
Dişlerimi söktüler sadece.
Kocaman bir kitaba başladım.
Biliyorum kimse bilmeyecek beni.
Üzüldüğüm şey
Seni yaşama şeklimi kimse bilmeyecek.
Annem biliyor ama.
Bir lanet gibi kadınlara:
Anneler bilirler.
Senin kanı bozuk annen de biliyordu.
Güdülmezdik kavuşsaydık.
Ah o rüzgarlar var ya,
Alpler var ya,
Ve o kar kaplı dünyalar…
İnsan eti çiğnerdik yamyam dişlerimizle
Birkaç kötüyü beraber kemirirdik.
Üstüne işerdik günah ağacının.
Yasaksa meyvesi yasak.
Bütün ülkeleri gezdik aslında.
Bütün ülkelerde çirkin hayaller kurduk.
Amsterdam sokaklarında sattın beni,
Ankara’da çıplak bıraktın.
Ve Almanya’da izbe bir sokakta canımı aldın.
Biliyor musun bütün mekanlarda kanımız var.
Aşktan değil
Tırmalamaktan dünyayı.
Alışamamaktan.
Dünyanın yüzünde tırnak izimiz var.
Anlıyor musun?
ANLIYOR MUSUN?
Sağlam bir veledin de dediği gibi aziz efendim:
Anlayamazsın.
Dünyaya tepki olarak öptüm dudaklarından senin.
Bıyıklarının kokusundan unuttum neye tepkiliydim.
İçime akarken için,
Orada öptüm bütün çocuklarımızı,
Öptüm.
Zihnimde kaynadı sülfürik asit.
Bütün hayatla bağımı koparan ipi sıktın sen.
Ve sonunda yaşamın en değersiz uzvu olarak
Varlığıma kangren teşhisi konuldu.
Burada bütün bu maişet içinde
Nefes alıp vermem bile çürük kokuyordu.
Ben kendimi öldürmedim Aziz Efendim,
Sizi kurtardım ölümden.
Bebeğinin cesedine bakıp gülen bir anne gibi kokuyordun son zaman.
Ter ve sidik içindeydin.
Bazen bir rahmin olduğuna inanırdım.
Sanki bütün kedileri sen doğuruyordun o zaman.
Tırnaklarımı sapladım kayın ağacına.
Bul beni artık.
Gözde Burcu Narin








1+1 Şiir // Leon Felipe




KATEDRAL

İlk EL densizlikten bir inde
önce vahiy, sonradan önce de
samanlığa tanrı inmiş
bütün köylü fantezilerinde
asi usulca
yerleşmiş
Vatikan'ın rahmine
Sonra da karar vermiş kardinaller
kendilerinin de tanrı olabileceğine
İsa'nın soyundan damlayan kanı
içerek herbiri her pazar
bir daha beklemişler
hangimiz İsa ve hangimiz bakire Meryem diye.


DAİM

( evvel ) Zaman içinde kaybolmuştu.
Az an öncesi gömülmüştü tarihin tabutu
Mezarın bekçisi yoktu o sıra
ve gömütlükteki tüm ağaçlarda kuşlar şakıyordu elbet
Evvel bir bey miydi yahut kraliçe mi
Sarayının gölgesini kim arardı ki burada
Zaman böylece adlandırıldı?
Nedeni bilinmeksizin Ardınca'da gün doğdu
Lakin tarih yenilmek üzere sofraya sunulan
mısır ekmeği kadar
oturmaya devam ediyor hala
insanın midesine
bu anda.

LEON FELİPE

anılarda...
bir yazar, bir şair...





Dayanacak Gücüm Yok...// Ziya Alpay



"Dostum neredsin, tam neredesin...bir dünya soru, bir dünya ki:hiç! Bir koyu ah, geride bıraktıkların, neredesin, tam neredesin? Yoksun, ama yine buradasın, ey keder, heyhat... 2011 yılında yankılandı sesin, hüznün çığlığı, can gibi sardık, kuşattık seni ama 5 yıl sürdü direncin, ansızın gittin...gittin, payımıza düşen ise hasret, isyan, sonsuz derin bir keder..."/ defterin

Eski defterlerime bakarken gördüm bu aşağıda yazdığım dizeleri falan... Mağara başlığı altında muhtemelen bir yerlerde okuduğum bir şiirden yazmışımdır. Sonrasında ise NEYDİ başlığı altında, askeri köleleğin ve işkencenin içinde, öylesine yazdığım dizeler. İşte belki benden geriye sadece bunlar kalacak en son olarak... Yaklaşık 33 yıl olmuş ben bu berbat ve kepaze gezegene geleli. Şimdi düşünüyorum da yine iyi yaşamışım, diyorum her şeye rağmen. Zihinsel veya fiziksel özürlü doğmamışım. Göreceğimi görmüşüm, duyacağımı duymuş, okuyacağımı okumuş, yazacağımı yazmışım. Ve sonunda hayattan ve insanlarla yaşamaktan anlayacağımı anlamışım. Bu dünyadan hiç mi hiç hoşlanmadım, sevemedim yaşayamadım bir türlü. Tutunmaya çalışırken, tutunamayanlardan olduğuma sevindim, bundan onur duydum. Çok yalnızım deyince, herkes yalnız dediler. Evet, varoluşsal yalnızlık yaşayan her canlının kaçınılmazı. Bu öyle değil, korkunç yalnızlık, dayanılmaz, anlatılamaz. O yüzden boşuna burada sözcükler sarf ederim ki hiç gereği yok. Yok artık, yakında gidiyorum kesin. İstediğim çok şey değildi aslında. Bir dost eli, biraz sevgi ve hoşgörü. Önemsenilmek, sevmek  ve sevilmekti tüm derdim, hayatım. Olmadı. Böyle yapayalnız ve can sıkıntısı içinde, bitmek bilmeyen hastalıklar, para meseleleri..., Ahh ne annemi ne abimi ne de hiç kimseyi böyle üzmek ve zor durumda bırakmak istemezdim ki ben. Başta ailem olmak üzere beni tanıyan herkesten özür diliyorum. Çok ama çok özür diliyorum. (...). E tamam bunları geçelim, üst düzey edebiyat konuları yazarlar şairler falan... Ne fark eder ki insan yine insan, ev hanımlarının dedikodularını yapar gibi aynı dedikoduları yaparlar, aynı basitlikten iğrenirken halbuki. Anlamıyorum ki ben, ne olursan ol ama dürüst ve samimi ol. Açık ol. Sevmediğine, sevmiyorum, sevdiğine seviyorum de. İşte bu kadar. Yaşadığım bunca yıl boyunca sadece insana önem verdim, paraya makama ya da bilmem neye değil. Elimden gelen her şeyi de yaptım, ne biliyorsam neye sahipsem paylaştım. Bencillik aklımın ucundan geçmedi hiç... Ama sonunda yalnız ve yapayalnız kaldım. Buna dayanacak gücüm yok. Ve artık gidiyorum bu kesin kararım. Giderken dileğim, ki herkes gün gelip gidecek bu dünyadan.... Birbirinizin değerini bilin, güzel insanlar iyi insanlar........


Mağara

Yine döndün gizli geçitlerden kendine
Sözcüklerden örülmüş dehlizlere
Sen. Hiçbir yere varmayan yollarda
bekleyeni olmayan yolcu.


NEYDİ

Hep aynı şeydi
Bir inceldi bir eksildi
Kopmuş, yaprak, papatya
Günler bir pencerede ,ayna.
Yansıdı, hafif, siyah şeffaf
Zeynep botlarını giydi
Boyutsuz bedeni belirdi
Hafif
Siyah
Zeynep, yansıdı pencerede
Ayna şeffaf yüzleri aksetti
Eksildi yaprak
inceldi,
koptu papatya
Aynı günlerin boyutsuzluğunda

hep bir şeydi.

Ziya Alpay


Independent Literature Journal (Portal) from Turkey

***


Link:

  • FELSEFE NOTLARI
  • Image and video hosting by TinyPic
    Felsefe Notları; Akşamın sisiyle şafağın ışınları arasındaki ses. Herkes için, Kimse için !

    ***


    P.E.N/TURKEY
    Image and video hosting by TinyPic

    ***


    Enis Batur
    Image and video hosting by TinyPic
    "Benim burada durduğuma bakmayın genç yoldaşım: Burada değilim ben artık, gövdem çürümeye şimdiden başladı, ruhum uçtu ve adresini bilmediğim bir dala kondu..."-E.B

    ***


    S U F İ
    Image and video hosting by TinyPic
    ne sanıyoruz şu ömür denilen kısa sihri? 'o süzülmüş', seçilmiş aşk cevheri var ya, işte ölümsüz olarak kalacak olan ancak odur!

    ***


    Hakan İşcen
    ORNEK6 M
    "bir sabah/ ne ben, ne siyah/ göreceksin onu Alef’in aynalarında/ tefsîrsiz rüyana uyandığında..."

    ***


    ÜÇ RENK
    3 renk
    Üç Renk: renkler, düşler, farklı bir deneyim ve üretim!..

    ***


    CYBERZENARCHY
    Image and video hosting by TinyPic
    "Gerçek olduğuna inandığın şeyle beslenmen! O neredeyse ve ne zamansa, senin de orada olmaklığın..." -Şenol Erdoğan

    ***


    SubCulturia
    Image and video hosting by TinyPic
    SubCulturia:"New Media Theory Group" Projesini destekler..."

    ***


    Oğuz Atay/Arşiv
    logo
    Oğuz Atay / Arşiv

    ***


    Şair Çalışıyor/dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Şair Çalışıyor/Dergi Arşivi

    ***


    Şiir Penceresi
    Image and video hosting by TinyPic
    "Bir başka bakmak için..."

    ***


    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi

    ***


    Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic