Borges Defteri:Edebiyat-Plastik Sanatlar-Sinema- Müzik Eksenlidir...



Su içen Güvercinler...// JM



Suyun üzerinde yürüyebilenler beni bilirler
 Bir onlar bilirler bir de sokak kedileri
Nerede görseler tanırlar beni, Yukuta’yımdır
Görünüşüm su içen güvercinlere benzer
Yürüyüşüm yolunu kaybetmiş geyiklere…” /  Ziya Alpay

“An gelir” ibaresi bir şeyin habercisidir, ama ya yanardağ gibi kendi lavını püskürten bir “an” ya da derin iç kırılma ve bir  yalnız çöl seyyahının uzun ve canhıraş ahına  tanık kılar bizi. Bir kez daha  kendi zavallı hakikatimize çarpar dururuz.
Bir öyküsünde şöyle yazar:

Beni dışarıda bekleyen özel ve çılgın birisi yok. Aşk da zaten bir zamanlar zevkle okunan bir şiir ya da görülen güzel bir rüyadan ibaretti. Sonuçta zaman geçti ve ben değiştim. Farklı birisi oldum. Farklılık… Kendimi ne kadar fazla farklı hissedersem o kadar yalnızım. Farklı hissedemiyorsam şayet yaşamanın bir anlamı kalmamış demektir. Demek ki Serap'ın asansöre binme fobisi vardı. Bu durumda ebediyen seninim yalnızlık. Yalnızca senin. Ya da bir başkasının. Ne fark eder ki.”

Kimi kalemler “ebedi yalnızlar” olarak kalacaklar.

“Bomboş bir ben, kendimi yalnız hissediyorum”. İşte bu haykırış iç kulaklarımızdan eksilmez, ama ne yapılabilir ki? Üstelik bu deli divane çağda ve artık yalnızlığın bir gotik yapı gibi hepimizin üzerinden yükseldiği bir hiç zamanda. Evet ve “an gelir” ‘kararlı bir düşünce olarak kendini ortadan kaldırma saplantısı’, saplantı olmaktan çıkar direkt kendi üzerine düşersin, üstelik kimseden habersiz. Eylemin “bilince” dayanan veya dayanmayan yönü kimin umurunda, kim fark edebilir ki bunu? Böyle bir harf yığını yaratmak olanaksız. Olanaksız, çünkü korkusuzca  o yola baş koymak her insan evladının işi değil. Mesele, epidemi boyutu ve verileriyle de zerre kadar ilgili değil, hem o verilerin canı cehenneme. Canı canan gittikten sonra ne Nihilizmi tartışmanın ne de  Ecinniler yapıtının temel taşının üzerine gitmenin bir yararı var. Yürek yoksulluğu  olarak görürüm  bu girişimi, hele ki ateşin yakıcı sürecinde. Birilerinin anlaması veya anlamlandırması da boş kalır. Sonunda her şey anlaşılır nasılsa.
Ziya’yla  çıktığımız uzun yolculuğun serencamı böyle bitmemeliydi, daha kısa zaman  öncesine kadar  aramızda akan sözcüklere hiç sinmeyen o perde meğer onun iç dehlizlerinin tamamını kaplamış. Ziya’nın sesi er geç hepimizin sesi olacak, bu kesin,  ve de o kanatlardan kurtuluş imkanımız hiç yok.Yeryüzü, ah yeryüzü.  Demek sana yaşanacak yer diye geliyoruz, meğer burası ölünecek yermiş.
İnsanda var olan o sonsuzluk duygusu ve özlemi yanıltıyor bizi, yanıltıyor ki durmadan gökyüzü, çöl ve deniz ufkunda arıyoruz onu.  Ama ne yazık ki  R.M Rilke’nin dediği gibi: “Bütün insanlığın acısıyla yalnız” olmak çok ağır bir yüktür. Sorun ise o yükü taşımak veya bırakmak değil, sorun yalnızlığın ebedi bir fener gibi yüreklerden yansımasıdır. Derde derman yok gibi.
Cesare Pavese,  o elim ve canhıraş gidişinden (intiharından) önce, yani 18 Ağustos  1950 tarihinde şu notları düşer:
Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda. Yazıyorum: Ey, Sen, acı. Peki sonra?
Bütün gerekli olan, biraz cesaret.
Acı ne kadar ortaya çıkar ve kesinleşir, yaşama içgüdüsü  o kadar ağır  basıyor ve intihar düşüncesi zayıflıyor.  Kolay sanmıştım ilk düşündüğümde. Zayıf kadınlar yapmıştı bu işi. Alçakgönüllülük istiyor, kendini beğenmişlik değil. Tiksiniyorum bütün bunlardan. Sözler değil. Eylem. Artık yazmayacağım.”
Pavese’nin belki çevresinde bu muazzam cezayı keseceği çok kişi vardı(mutlaka  öyle), ama bizim giden canlarımızın sesi öyle bir gürültülü koridorlardan yankılanmadı, bu tercihi de zaten yapmadılar. Onları bu gök kubbe altında bir elin parmakları kadar insan anladı sanırım. O da yetiyordu (hepimize yettiği gibi).
İnsan bazen Kundera gibi “ilk yarının saygınlığına yeniden” demeyi çok ister, böyle bir zorunluluğun olmadığı anlarda bile. Ama bu canhıraş gidişler  sadece  yeni acı ve hüznü feci biçimde yüreklerimize mühürlüyor. Acıdan acıya.  
Ona en son sorduğum soru ve verdiği yanıtı hiç unutmayacağım.
Tıpkı Hemingway’in yanıtı gibi, aldatıcıymış meğer :
-          Kendimi iyi hissediyorum. Bir Sorun yok”. 
Ah, güzel dost ve harika insan, bu tarafta da sorun yok artık.
Bahar diyorum, bunca zalim olmamalıydı, bu kaçıncı elem?
Gittin. Neyleyim ki gittin.
Görünüşün hep su içen güvercinler gibi hafızama kazındı.
 (Keşke Fatma’yla atölyemi ziyaret ettiğin gün olsaydı…keşke).  

J.M
24.04.2016



Haiku-Tarkovsky // Çev.Poetic Mind




İçimi izle,  tam bir viraneyim,
Ve bir kentin ıslak, yıkık sokaklarına,
Aşksızlıktan kaçan sakinlerine benziyorum.

Tarkovsky
Çev.Poetic Mind

Görseller: Tarkovsky’nin Nostalji Filminden





Mesafe Açılıyor // Bayram Balcı




Mesafe Açılıyor

günün yavaşça sönen canı
yaşadıklarındaki hurdayı parlatıyor
sen bunu bir bahar sanıyorsun
en sevdiğin kitaplar gibi soluyorsun

sessizlik asılı kalıyor kalbin havzasında
karanlık odalarda yapayalnız oturuyorsun
sus artık ve pencereden dışarıya bak
hayat ile aradaki mesafe açılıyor

sen kendine bir şövalye olmuşsun
atların nalları altında dans ediyorsun
hayat seni bu valsa istemiyor
yaşadıklarının hepsi hurdaya çıktı artık

günün sönen ışıkları
sana bir gülümseme bırakıyor
sus artık ve pencereden dışarı bak
kayan yıldızların sesini duyuyor musun

kenarlarına notlar düştüğün kitaplar
basit ve güvenilir mütevazi bir arkadaş gibidir
topla hurdalarını hayatının
kalp kuyusunda erit
yaşamak başka türlü yenilenemz yoksa.

Bayram Balcı


Yeryüzünden Zaha Hadid Geçti // Şirin Artin




Mimar Zaha Hadid, yaşasaydı bir ihtimal ki Çağdaş Babil Kulesini de  yeni mimari-sanatsal anlayışla tasarlayacaktı, olmadı, yeryüzünü “erken” terk etti. Irak asıllı ve aslında kültür kökeninde barındırdığı güçlü bir mimari-sanat geleneğinden geliyordu.  Son otuz yılda ortaya çıkardığı bazı yapıtlarıyla bildik anlayışları alt üst etti. Çok iyi işleri de oldu, ama sonuçta hep olması gerektiği o mimaride yatay kültür  anlayışının dışına da çıktı.  Özgün tasarımlarında Seyyal ve Akıcı bir formu tercih etti ve kimilerine göre “feminen” bir bakış açısında ısrar etti. Ona yapılan eleştirilerin en can alıcı noktası gökdelen furyasına katılması ve  inşaat(lar) sırasında meydan gelen işçi can kayıpları.  Büyüyen şöhreti, estetik, mimari, para ve sonunda Britanya Kraliçesiyle eşit ayna görüntüsü, özdeşimi!
Kral Abdullah Petrol Araştırmaları Binasından tutun BMW binasına kadar uzanan bir tuhaf liste. Belki bu yüzden kendi yurdunun paramparça olmuş yaşamları, yıkımları,  fakir Irak halkının kanından uluslararası  sermayenin oluşturduğu  kan deryasının ne rengi ne ne de izi o görkemli tasarımlara asla yansımadı, unutuldu.  Ne yazık ki kendi halkı o post modern mimari anlayışından hep mahrum bırakıldı, paraları olmadığı için, para akmadığı için Zaha’nın da kalemi o topraklara nedense dokunmadı.  Ölen,  tecavüze uğrayan, sürgün olan bir halk, mimari alanda sponsor olamazdı, o da söz konusu olan büyük soyut projeler için…


Şirin Artin 


Zaha Hadid yapıtlarından / defter:





Che’nin Ayakkabıları!..// Enis En



Che’nin Ayakkabıları!..
   
“Uzaklara gideceğim, hatıra
parçalanarak ölünceye yolun taşlarında,
ve devam edeceğim, içimde
hep o gezginin acısı, yüzümde gülümseyiş…” - Che


Ingiliz gazteci Richard Gott, Che’nin haince öldürülüşünden sonra 8-9-10 Ekim 1967’i bir tanık olarak anlatır. 8 Ekim günü bir Cafe’de oturken bir Amerikalı üst rütbe askerin ona yaklaşarak Che’nin ölüm haberini verir. 9 Ekim günü kiraladığı arabayla Vallegrand ‘a varır ve  uzaktan Che’nin cansız bedenini gören ilk gazateci olarak onun hemen tanır, çünkü daha 4 yıl önce onunla Havana’da uzun uzun görüşmüştü, “Yeşil Zeytin rengi  elbisesi ve fermuarlı montu ve  köylülerinden aldığı el yapımı ayakkabılarını, gür saçlarını görür görmez  onu tanıdım”, diye not düşer Richard Gott, sonra ilave eder: “ Boyun bölgesinde, karın bölgesi, ayaklar-bacaklar ve kalbin üzerinde kurşun yaraları vardı. Hastaneden iki yetkili cansız bedenini temizliyordu. Üzerindeki elbiseyi çıkarmak hiç zor olmadı, sanki yaşıyor ve bizi seyrediyordu. Çevresini kuşatan CIA VE Bolivyalı ajanların yüzlerindeki kin-nefreti okumak mümkündü.”.

  8 Ekim  günü  bir muhbir Guevara'nın gerilla kampının yerini Bolivya Özel Harekât Birliği'ne bildirdi. 8 Ekim'de kamp kuşatıldı ve Guevara Simeón Cuba Sarabia ile birlikte Quebrada del Yuro kanyonunda devriye gezerken yakalandı. Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu. (Tabancasında açıklanamaz bir şekilde şarjör bulunmuyordu.) Yakalandığı sırada orada bulunan askerlerin bazılarına göre Guevara bağırarak "Ateş etmeyin! Ben Che Guevara'yım ve canlı olarak daha değerliyim" demiştir. Barrientos, Guevara'nın yakalandığını öğrenir öğrenmez hemen öldürülmesini emretmiştir.Barrientos. Guevara yakın bir köy olan La Higuera'daki köhne bir okula götürülmüş ve geceyi orada geçirmiş, ertesi gün öğleden sonra öldürülmüştür. Celladı, Bolivya ordusunda çavuş olan ve Guevara'yı vurması kura sonucu saptanan Mario Terán'dır. Che Guevara'nın son sözleri şöyle olmuştur: "Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın." Bazı kaynaklar çavuş Mario Terán'ın infaz esnasında aşırı heyecanlanması nedeniyle bilinçli bir şekilde ateş edemediğini ve Che'yi sadece yaraladığını, onu öldüren merminin kim tarafından ateşlendiğinin bilinmediğini belirtirler. Çarpışmada öldüğü izlenimi vermek ve yüzünden isabet almayarak tanınmasını kolaylaştırmak için ayaklarına defalarca ateş edilmiştir. Cesedi bir helikopterin iniş takımlarına sıkıca bağlanmış ve yakınlardaki Vallegrande'ye götürülmüştür. Buradaki bir hastanede cesedi bir küvetin içinde basına gösterilmiştir. Bu sırada çekilen fotoğraflar San Ernesto de La Higuera ve El Cristo de Vallegrande (Vallegrande İsası)nın doğmasına sebep olmuştur. Askerî bir doktor tarafından elleri kesildikten sonra Bolivya Ordusu subayları tarafından bilinmeyen bir yere götürülmüş, cesedinin gömüldüğü mü yakıldığı mı sorusu cevapsız kalmıştır.Ampütasyon.Guevara'yı Bolivya'da takip etmekten sorumlu olan, Félix Rodríguez adındaki CIA ajanıydı. Bu ajan daha önce Escambray Dağları'ndaki isyancılarla ve Havana'daki Castro karşıtı gizli gruplarla bağlantı kurmak için Domuzlar Körfezi istilası öncesi gizlice Küba'ya sızmış, istiladan sonra da başarılı bir şekilde geri çıkarılmıştı. Guevara'nın yakalanışını duyan Rodríguez, değişik Güney Amerika ülkelerindeki CIA istasyonları yoluyla Langley, Virjinya'daki CIA merkezine bu bilgiyi iletmiştir. Rodríguez Guevara'nın Rolex saati ve başka bazı kişisel eşyasını almış ve sonraki yıllarda bunları röportaj yaptığı gazetecilere gururla göstermiştir. İçlerinde el feneri de bulunan bu eşyalardan bir kısmı CIA'de sergilenmektedir.Gerillalar ile bağlantılı bir başka olay da Régis Debray'nin tutuklanması ve duruşmasıdır. Nisan 1967'de hükümet güçleri, Ecole Normale Supérieure 'de Marksist filozof Louis Althusser'den ders almış olan ve Havana Üniversitesi'nde felsefe profesörlüğü yapan genç Fransız vatandaşı Debray'yi yakalar ve gerillalarla işbirliği yapmakla suçlar. Debray muhabir olarak çalıştığını ve iki yıl önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Gueavara'nın gerillalara liderlik ettiğini söyler. Uluslararası ilgi kazanan Debray'nin davası Ekim ayı başlarındaydı. Bolivya yetkilileri 11 Ekim'de Guevara'nın iki gün önce hükümet kuvvetleriyle girmiş olduğu çatışma sonucu vurularak öldüğü yolunda (yalan) açıklama yapar.15 Ekim'de Castro, Guevara'nın öldüğünü kabul eder ve tüm Küba'da üç günlük yas ilan eder. Guevara'nın ölümü Latin Amerika'daki ve üçüncü dünya ülkelerindeki sosyalist devrimci hareketlere indirilmiş ağır bir darbe olarak kabul edilir.1997 yılında Guevara'nın elleri olmayan cesedinden kalan kemikler Vallegrande yakınlarındaki bir uçak pistinin altından kazılarak çıkarılmış, DNA testiyle kimliği tespit edilmiş ve Küba'ya geri getirilmiştir. 17 Ekim 1997'de cesedinden kalanlar, Bolivya'daki gerilla harekâtı sırasında ölen yoldaşlarından altısıyla birlikte, 39 yıl önce Küba Devrimi'nin başarısını belirleyen savaşı kazandığı Santa Clara'da özel olarak hazırlanmış Anıtmezar askerî törenle gömülmüştür.




Independent Literature Journal (Portal) from Turkey

***


Link:

  • FELSEFE NOTLARI
  • Image and video hosting by TinyPic
    Felsefe Notları; Akşamın sisiyle şafağın ışınları arasındaki ses. Herkes için, Kimse için !

    ***


    P.E.N/TURKEY
    Image and video hosting by TinyPic

    ***


    Enis Batur
    Image and video hosting by TinyPic
    "Benim burada durduğuma bakmayın genç yoldaşım: Burada değilim ben artık, gövdem çürümeye şimdiden başladı, ruhum uçtu ve adresini bilmediğim bir dala kondu..."-E.B

    ***


    S U F İ
    Image and video hosting by TinyPic
    ne sanıyoruz şu ömür denilen kısa sihri? 'o süzülmüş', seçilmiş aşk cevheri var ya, işte ölümsüz olarak kalacak olan ancak odur!

    ***


    Hakan İşcen
    ORNEK6 M
    "bir sabah/ ne ben, ne siyah/ göreceksin onu Alef’in aynalarında/ tefsîrsiz rüyana uyandığında..."

    ***


    ÜÇ RENK
    3 renk
    Üç Renk: renkler, düşler, farklı bir deneyim ve üretim!..

    ***


    CYBERZENARCHY
    Image and video hosting by TinyPic
    "Gerçek olduğuna inandığın şeyle beslenmen! O neredeyse ve ne zamansa, senin de orada olmaklığın..." -Şenol Erdoğan

    ***


    SubCulturia
    Image and video hosting by TinyPic
    SubCulturia:"New Media Theory Group" Projesini destekler..."

    ***


    Oğuz Atay/Arşiv
    logo
    Oğuz Atay / Arşiv

    ***


    Şair Çalışıyor/dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Şair Çalışıyor/Dergi Arşivi

    ***


    Şiir Penceresi
    Image and video hosting by TinyPic
    "Bir başka bakmak için..."

    ***


    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi

    ***


    Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic
defter1.mp3