Borges Defteri:Edebiyat-Plastik Sanatlar-Sinema- Müzik Eksenlidir...



Can Baba Anlatıyor!...



mare nostrum

en uzun koşuysa elbet
türkiye'de de devrim
o, onun en güzel yüz metresini koştu
en sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
en hızlısıydı hepimizin,
en önce göğüsledi ipi...
acıyorsam sana anam avradım olsun
ama aşk olsun sana çocuk,
aşk olsun

can yücel


Kitaplara İnanır Mısınız?




( Sufi , tüm yazıları/ 15 Nisan 2005- defter arşivinden)

Kitaplara inanır mısınız?
Tanrı unutkanlığına nasıl ? !
her şeyin levhi mahfuzda tutulduğuna bakmayın,
Tanrı da unutur kimi zaman; yoksa insanoğlunun "sersefil" duruşu çekilir şey değil !
Siz hiç ilkbaharda yağmur sonrası bir avuç toprağı kokladınız mı?
Karahindiba çiçeğini ?


"CEVAPSIZ KALMAK" !

bir kez daha vuruldum, gecenin orta yerinden.
Bundan sonra her tekila kadehinden sonra Razi 'yi anacağım ! (Alkol kaşifi ), ve son damlalarını onun için toprağa dökeceğim (eski İran’da iki kişi için bu yapılırmış birincisi Hayyam öteki Razi ).

Gönül senin hakkında kötü zanda bulundu,
Senden ırak, çok ıraklarda dursun !
Bunu da ancak kendi güçsüzlüğünden yaptı,senden ırak olsun !
Her Safralı gönüllünün ağzında acılık var.
Şeker ,seni kıskanır, senden ırak dursun !

"SANRI KÜLTÜ" ! kapından parmak ısırarak ayrıldım .

Ergenlik çağımdan itibaren hep yapmak istemişimdir kitaplarda yazan şeyleri..hep yürümek istemişimdir toprakta, elimde bir yürüyüş değneği, gürültüden çok uzaklarda , hep at sürmek istemişimdir uzak diyarlarda , bir karahindiba çiçeği elimde olsun istemişimdir hep, yolda gördüğüm ilk hüzünlü bekleyişindeki kadına verebilmek için .
Kurşun toprağın,düşlerimin ıslaklığını ..
Bugün dönün bakın ayaklarınızın altına lütfen,
Ayaklarınız artık hiç toprağa değmez oldu !
Kat kat asfalt sizi ürkütmüyor mu hiç?
Oysa sudan ,topraktan yapılmış senin gibi bir varlık yoktur alemde .

Bu akşam kendinize bir iyilik yapın:Ay’ı izleyin, Ey Ay yüzlü sevgili !
"Yeniden doğdun,parladın" diyen sesimi duyacaksın , o an feleğin çevresinde salınacaksınız.
Gece, sükun, sessizlik size hiç yaşamadığınız Aşkı yaşatır.

Ah, Ey gönlümle nefes nefes yaşayan,hayat bulan garip hayal ,
Ben senin o gülerek doğduğun sabahın kölesiyim..

o O o

Tanrım, ey gecenin kalbinde gün gibi parlayan garip mum !
Sen nasıl bir şeysin?
Hem hırsızların şahnası,
hem vezir
hem bekçisin sen,
Ne olur önümüzdeki bu ilkbaharda bu kulunu karahindiba çiçeklerine çok görme..
UNUTURSAN BENİ,
UNUTACAK GECE .
fırsat ver ..
Son değil, başlangıç istiyorum
CEVAPSIZ KALMAMAK İÇİN !


Yazarı: Sufi.


Kimim Ben? / Feryal Tilmaç



"Dünyadaki günlerin hepsiydim.
Hayaller silikti" /
Sami Baydar

Ben Pazartesi
Omuzlarım düşük, üstümde dirsekleri aşınıp yer yapmış gri paltom var, başımda küçük gelen soluk siyah şapkam. Kulaklarımdan üşümeye devam ediyorum. Suçluyum biliyorum. Sevilmeyen işlerin, bırakılamayan maddenin, önlenemeyen oburluk dürtüsünün şahidiyim. İsteksizlik gövde kazanıyor ilk ışıklarımla. Bir karabasana dönüşüp dolaşıyorum şehrin tüm yatak odalarında. Uykuyla uyanıklık, düşle gerçek, hayalle hakikat, yazgıyla akıl, varla yok arasındaki insanların üzerine abanıyorum. En çok ben yoruluyorum ama suçluyum biliyorum. Kimi zaman adımın tatsız olduğunu düşünür, sevgisizliğin hesabını harflerime keserim. Pazartesi, Monday, Monntag, Lunes… Aslında bu sonuncusu hoşuma gidiyor. Ayın görünmeyen yüzleri, sırlı bahçeleri yıkayan gümüşi bir ışık gibi duyuyorum kendimi. Halimi karşılamaktan ne uzak oysa! Ben Pazartesi, omuzları düşük, kumaşı tirfillenmiş, saatleri kırçıllı yoğun bulut. Gelmeye hazırlanıyorum zihinlerinize. Her yedinci günde her yedinci günde her yedinci günde…İstenmediğini bilmek ne ağır bir zaman kesiti için bile.

Ben Salı
Unutulmuş, sıradan, silik bir kadınım. Hayat üstüme basıp geçiyor. Ne esmer denebilir bana ne de sarışın. Uzun boylu değilim ne de kısa, tombul sayılmam ama zayıf da. Öyle hissiz ki ses tonum; dijital ruh, yapay zeka. Uzun olmayan saçlarıma kısa da denemez. Tenimle aynı renkte bir elbise giyiyorum; bir eski zaman elbisesi değil bu, modern olmaktan da bir o kadar uzak. Kolları bileklerime, etekleri dizlerime kadar iniyor. Yakası açık değil, boğazımı da sıkmıyor ama. Hatlarımı belli edecek denli oturmasa da üstüme, hareket serbestisi sağlayacak kadar bol olduğunu da söyleyemem. Laf aramızda yapmak istediğim bir hareket olduğundan da emin değilim. Şiirlerim yok benim sonra, şarkılarım bile enstrümantal. Kolay dinlenen diyorlar ya, hani dinlemeseniz de olur. Tanrım ilham vermekten ne uzağım! Notaları durağan, renkleri soğuran, kokusuz bir uzam. Bağlamından kopartılabilir mi bir zaman dilimi? Eh tabii benim de cevap aradığım sorularım var. Kişiliksizlik de bir kişilik midir örneğin? Sallandırdığımı söylerse batıllar kulak asmayın. Nerde o günler! Daha doğrusu nerde o biz demeliyim. Kendimi tanımlamam gerekseydi, çok çok katışık mutsuzlukla sevinç yanılsaması arasında bir köprüyüm diyebilirdim.

Ben Çarşamba
Anlamadığını yok sayan, bilmediğini konuşan, düşünmediğini söyleyen- ola ki pek düşünmediğimden- hoşça vakit geçiren, saçları jöleden ıslak, üstü başı tüten, bin kelimeyle yetinen, altı ayda bir güncellenen jargonla konuşan, her dem pop, asla sap, üzümsüz çöp, pamuk helva hafifi bir erkek güzeliyim. Ben Çarşamba, ilkesiz yalancı, üç boyutlu görüntü, sahte parıldayış, sentetik hüzün. İnsanlar beni sever ben de onları. İki nokta üst üste kapa parantez plastik gülüşler dünyası. Bir yanılsamayım; olmayan tatil, görülmemiş düş, nefti yeşil dikdörtgenler prizması. Tek gecelik aşkların, tutulmayan sözlerin, bozulan yeminlerin parlak gözlü adamı. Medium insan, köksüz eğlence, söylenebilecek hiçbir şeyi açıkça söyleyemeyen, gereken yerde ise susmasını bilmeyen çenesi düşük bir zavallı. Sımsıkı blucinim, sıkıcı sohbetim, iki dokunuş Fransız parfümü, pahalı tütün kokusu ya da yanık tenim yüzünden; ihhhiii ihhhiii kadınlarının sevgili erkeğiyim. Aslında insan olsaydım böyle bir erkek olurdum demeliyim. Ortanın ortası, haftanın ortası, ortalama haller adamı ya da Mittwoch. Öptüm hepinizi!

Ben Perşembe
Doğurmaya hazır bir bereket tanrıçasıyım. Kutsallığa, tenselliğe, neşeye, mutluluğa gebe. Her gün kadar ölüme, her gün kadar doğuma gebe arada kalmış üretken saatler bütünü. Kaynayan çilek reçelinin üstünde tutan köpük rengindeyim. Pembe pembe fokurdayan, umut vaat eden bir düşler kadını. Her noktasından tomurcuklanıp patlayan kaygan tenim, simsiyah büyük gözlerim var. Henüz yaşanmamış aşkın heyecanını, çıkılmamış yolculuğun hazırlığını, anlatılmamış hikayenin tedirgin eden büyüsünü, öpülmemiş dudağın yumuşaklığını üretirim bedenimden. Yeni yeni tenler var ederim dantellere sardığım şeker kokulu tenimden. Gri bulutların hafifleyip dağıldığı o akşamüstüyüm, alınmamış soluğun habercisi. Neden sevmez kimse beni? Sevmez mi sahiden ey yazan? Bence sesini kıs, çık aradan. Bırak anlatayım kendimi. Hiç yüzülmemiş denizler, sevişmeye kenetlenmiş ağaçlarıyla çıkışsız ormanlar çizeceğim onlara. Aramıza girmezsen kendi yollarını bulabilirler. Hatta belki de kendilerini kim bilir? Meğer ki her insan bir gün istemiş olsun, bulunur muydu beni alan? Her günü benden oluşan autoreverse bir yaşam. Günaydın, bugün günlerden ne? Perşembe. Her gün günlerden ne? Perşembe. Ben oyum işte evet; gerçekleşmeyecek hayallerin kadını, uyku sonrası midede kazınma, birleşme sonrası açlık hissi. Bir nefes sigara, baş edilemeyen keder. Sahi iki ikiyle toplanınca neden beş eder?

Ben Cuma
Robinson Crusoe’nun sadık adamı…Desem inanır mısınız? Gülümsediniz ne güzel! Değil mi ki ben de bir gülümsemeyim baştan sona; şafak vaktinin kuş sesli serinliğinden, güneşin gidip siyahın henüz yeryüzüne yayılmadığı günün o en güzel saatlerine, akşamın kıvamsız karanlığından gecenin yıldızlara tutunmuş dipsiz göğüne dek…Her şey çok güzel olacak hissi, hasadı kaldırılmış yorgunluk, kristal kadehte yudumlanmaya hazır berrak amber renkli yıllanmış bir şampanya konyağı belki. Her yudumum ipek damlası gibi yayılıp okşar damağınızı, hafifçe dokunarak geçip giderim ardımda hoş anılar bırakarak, hiç yaşanmamış gibi. Hiç durmadan yaklaşmak isteyeceğiniz bir tenim var, belirip kaybolan sakallarım. Erkeğim tabii, söylemeyi unuttum sanırım. Akşamlarıma büyülü beyaz perdeler gererim tüm dünya sizin olsun diye. Bir gönlüm olsaydı ona zengin demek hiç de yakışıksız olmazdı doğrusu. Aldırmayın! O suda suretini görüp aşka düşme meselesi kutsal seçilmişliğimi dengeleyen kötü tarafım. Dedim ya aldırmayın, sadece keyfimi çıkarın. Dokunduğu yanılsamasına kapıldığınız bakışlarımın, okşayan, dinleme değil içme duygusu uyandıran ses tonumun. Ben Cuma yok sayılan umudun erkeği, uzak ama yakın, yakın ama uzak düşsel sevgili. Nasıl da kendini beğenmiş durumuna düşürüyor değil mi beni yazan? Sevgilim yazan, şefin tavsiyesi, ben yapımı günün aşık kadını.

Ben Cumartesi

Günlerin en güzeli, hermafrodit bir yeniyetmeyim. Sonsuz eğlence, derin uyku, iyi seks, güzel yemek vaat ederim. Mevsimden bağımsız yumuşak iklimim, ısıtan ama yakmayan tombul sarı güneşim, usta ellerden çıkmış şahane resimlerim, bakanın içinde çiçekler açtıran rengarenk giysilerim, insanların kanını kaynatan neşeli ezgilerimle bir içim su gibiyim. Fildişi kuleli, altın çeşmeli masallarım var, aşk eğretilemeleriyle bezenmiş öykülerim, mutluluk imgeleriyle örülmüş şiirlerim; anlatırım, okurum, söylerim…Hayatın her duyunuza hitap eden yirmi dört saatlik zevkiyim. Gecelerimin ateşinden söz edenlere kulak verin. Mitolojik bir tanrı olsaydım Dionysos olarak anılmak ister, ruh halimi de esrik diye tanımlardım sanırım. Peşimde havarilerim, şarkılar söyleyerek kırlarda dolaşır, bağbozumlarına katılır, heveslilerine şarap yapmayı öğretirdim. Size kendimi anlatmak için akla karayı değil gökkuşağının tüm renklerini seçerdim. Kırmızılarımı görün isterdim, mavilerimi, yeşillerimi, sarılarımı…Ben Cumartesi, size armağanım olsun o en büyük unutuş. Hayatın tüm yükü omuzlarınızdan kalkmışçasına hafiflesin her bir nefes alış. Ben Cumartesi, su perilerinin, satirlerin, iki uçlu kaçıkların delibozuk efendisi. Durmayın uzatın, uzatın elinizi…

Ben Pazar
Size kendimi anlatmam istendiğinde rahatsız oldum. Ne anlatacaktım ki? Rutubetli ağır bir hava, yüksek basınç, esneyip uzayan zaman, terkedilmiş şehir, uzaktaki bir radyodan etrafa yayılan kasvetli maç gürültüsü belki. O kadarına bile enerjim yoktu. Sonra Katip Bartleby’yi düşündüm. Herkesin bir kahramanı vardır. Biz günlerin de. Karar verdim. Ben Pazar, buyum. Çok bile konuştum.

Yazarı: Feryal Tilmaç


Dr.Aleida Guevara (Che’nin Kızı) Anlatıyor!



Aleida Guevara (Che’nin kızı) Anlatıyor!

Aleida tıpkı babası Che gibi bir Doktor ve mesleğinde oldukça başarılıdır.
Bizler onu dünyanın çeşitli afet bölgelerinde 300 kişilik Küba’lı Doktorlar ordusuyla tanıyoruz.
En son Pakistan- Bangladeş deprem bölgesinin ulaşılmaz, sarp dağlık köylerinde ve en zor coğrafi koşullarda yaralı, hasta tenlere o merhametli ve sihirli ellerini uzatırken gördük.
Babası Che ile yayımlanan son fotoğraf karelerinde “amca” dediği Fidel’in kucağında görülüyor. Aleida 4 yaşındayken Che, Küba’dan ayrılır.

Onunla geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen söyleşiden kısa bölümleri defter okurlarına aktaracağız. Dünya’yı tam bir cehenneme çeviren, hak, hukuk, adalet, paylaşım kavramlarının içini iyice boşaltan, bölgesel, etnik savaşları körükleyen, kardeşi kardeşe kırdırtmak isteyen , bölen, parçalayan Batılı cinnet kuşağının neo liberal zihniyeti bilmelidir ki yeryüzünün bir kıyısında hala insan yüreği olanca gücüyle çarpıyor. Tıpkı o Kuvayı Milliye ruhuna sinmiş ve yedi düvel tarafından yakılıp, yıkılan Anadolu’nun yeniden
kuruluşundaki o efsane niyeti barındıran pak tenler gibi.
Tüm yoksulluklarına rağmen onurlu ve dik başlı durabiliyor ve ülkelerinin en ücra köşelerine bedava eğitim ve sağlık hizmetlerini götürebiliyorlar. “Dünya çocuk sağlığı kongresine katılan o Amerikalı Bilim kadınının saptaması belki de en doğru sestir: “ Ömrüm boyunca Küba’lı ilk okul çocukları kadar neşeli bir kuşak görmedim.”” Belki de bundan dolayıdır ki Amerika’nın yürüttüğü Küba karşıtı tek taraflı propaganda Amerikalı çoğu Bilim insanı nezdinde ters tepiyor ve çok ilginçtir ki o Amerikalı aileler kendi çocuklarını daha “sağlıklı” ve okullarında patlayan şiddet ruhundan uzak tutmak amacıyla Havana okullarına gönderiyorlar! Bu okullarda ne sekülarizm ne de din düşmanlığı yapılmıyor, bu okullarda sadece “adam gibi” eğitim veriliyor, kuru , ruhsuz ve çoğu eski doğu ülkesindeki propagandalara yönelik bir zırvalıktan eser yok.

Dünya tersine dönmüyor, olması gereken enlemde dönmesi şaşırtıyor bizleri ya siz ona bakın!

Söyleşiden Pasajlar:
- Babanız Che’yi anımsıyor musunuz?
Aleida: Hayır, o gittiğinde ben 4 yaşındaydım, öldürürlüğünde ise 7, onun için çok fazla bir şey hatırlamıyorum.
- Sizde bir Doktorsunuz, Babanız da bir Doktordu. Onun anısına mı seçtiniz bu mesleği?
Aleida: Babam sadece bir Doktor değildi. Ekonomi ve Askeri konular uzmanıydı aynı zamanda. Ben bu mesleği insanlığa ve de özellikle de çocuklara hizmet edebilmek için seçtim. Keder ve Sevinç arasında çok ilginç bir bağlantı var. Tıp bilimi insanlığın acılarını dindirmek için var.


- Şöyle bir söylenti de var, Babanız galiba Küba’da ağırılığnı hissettiren bürokrasiden kaçtı.

Aleida: O ve Fidel bu tarz bir yapılanmaya hep karşı geldiler. Farklı düşünmüyorlardı...

- Galiba Babanız sonuçsuz bir ayaklanmanın kurbanı oldu.

Aleida: Ben öyle düşünmüyorum. Bunca yıl geçti, o hala seviliyor. İşte bakın siz bile benimle sadece onun kızıyım diye söyleşi yapıyorsunuz...

- 1970-80’li yıllarda biz bir dizi yenilgilere tanıklık ettik. Ama sadece Küba kendi kazanımlarını koruyabildi. Bunun nedeni neydi?

Aleida: Küba’da Eğitime çok önem veriyoruz. Ülkemizdeki yazma okuma oranı yıllardan beri %100 dir .
H. Marti der ki: “ Bir millet sadece kendi öz kültürü ile özgürlüğünü ve kazanımlarını koruyabilir.” Milletin bilmesi gerekiyor hangi yol, yordamlarla özlediği hedeflere ulaşabilir. Böylesi bir milleti kimse aldatamaz.
Bu nedenden dolayıdır ki biz Küba’da eğitim üzerinde bunca titriyoruz. Küba halkı arasında tarihte eşi görülmemiş bir dayanışma, yardımlaşama duygusu var. Herkes kendini topluma yararlı bir kişi olarak görmeli, öyle hissediyor, öyle hissetmeli.
Bu dayanışma duygusu ekonomik zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oldu.

- Küba yeniden kapitalizme döner mi?

Aleida: Biz Küba’lılar bağımsızlığımıza çok düşkünüz. Ama bu diğer ülkelerle işbirliği yapmamıza mani sayılmaz. Bizim tüm Latin Amerika ülkeleri ve dünyanın birçok ülkesi ile yakın ilişkilerimiz var.
Biz Avrupa Birliği ve Amerika tarafından uygulanan ekonomik baskılara asla boyun eğmeyeceğiz...

- Avrupa Birliği Küba’daki insan hakları konusunda kimi kaygıları var, bu konudaki görüşleriniz ne?

Aleida: Yanlış bilgiler, yanlış sonuçlara sürükler insanı. Her şeyden önce şunu belirlemeliyiz hangi insan haklarından söz ediliyor? Onların yapamadığını Küba yapıyor: Bedava Eğitim, Sağlık hizmetleri hakları ve kazanımlarımız var.
Sosyal Hukuk kuralları sonuna kadar uygulanıyor ve kazanç dağılım eşitliği var, bu yönlerden çoğu Avrupa ülkesinin çok ilerisindeyiz.
Dünyada bedava eğitim ve sağlık hizmetleri verilen tek yer Küba’dır.
Eğer hala taşıt ve kimi alanlarda sıkıntılarımız varsa bu uzun yıllardan beri uygulanan Ambargonun sonucudur. Küba’da Evsiz, Barksız tek kişi yoktur. Kimse yetersiz ve kötü beslenmiyor. Kimsenin hele çocukların sokakta uyumasına asla izin vermeyiz.
Devlet en uzak kasabalardaki insanların sağlık, eğitim ve beslenme sorunlarıyla bire bir ilgileniyor. Beni kızdıran şey Avrupa Birliğinin riyakar tutumlarıdır.
Guantanama adasındaki insan hakları ihlallerine neden Avrupa Birliği hiç ses çıkarmıyor? Onlar kendi çevrelerindeki gelişmekte olan ülkelere sadece baskı yapıyorlar, onların içişlerine, toprak bütünlüklerine karşı olmadık hakları çiğniyorlar. Etnik kışkırtmalar yapıyorlar. Masum sivil insanların dökülen kanlarında parmak izleri var.
Avrupa Birliği Küba’da insan haklarını gündeme taşıyacağına, Sağlık ve Eğitim alanını “vahşice” özelleştirmekten vazgeçsin ve insan onuruna yakışır bir eğitim, sağlık sistemini benimsesin...


N.D Dergisi /2006
Çeviri :B.D


Defterin notu: yorum yapmaya gerek yok, Amerika ve AB’nin ülkemizde tezgahladığı oyunları tam kavrayabilmek için defter’de yayımlanan Sevgili .Dr. Haldun Çancı imzalı yazıyı bir daha okumamız yeterlidir!

Saygılarımızla


Borges Defteri


Independent Literature Journal (Portal) from Turkey

***


Link:

  • FELSEFE NOTLARI
  • Image and video hosting by TinyPic
    Felsefe Notları; Akşamın sisiyle şafağın ışınları arasındaki ses. Herkes için, Kimse için !

    ***


    P.E.N/TURKEY
    Image and video hosting by TinyPic

    ***


    Enis Batur
    Image and video hosting by TinyPic
    "Benim burada durduğuma bakmayın genç yoldaşım: Burada değilim ben artık, gövdem çürümeye şimdiden başladı, ruhum uçtu ve adresini bilmediğim bir dala kondu..."-E.B

    ***


    S U F İ
    Image and video hosting by TinyPic
    ne sanıyoruz şu ömür denilen kısa sihri? 'o süzülmüş', seçilmiş aşk cevheri var ya, işte ölümsüz olarak kalacak olan ancak odur!

    ***


    Hakan İşcen
    ORNEK6 M
    "bir sabah/ ne ben, ne siyah/ göreceksin onu Alef’in aynalarında/ tefsîrsiz rüyana uyandığında..."

    ***


    ÜÇ RENK
    3 renk
    Üç Renk: renkler, düşler, farklı bir deneyim ve üretim!..

    ***


    CYBERZENARCHY
    Image and video hosting by TinyPic
    "Gerçek olduğuna inandığın şeyle beslenmen! O neredeyse ve ne zamansa, senin de orada olmaklığın..." -Şenol Erdoğan

    ***


    SubCulturia
    Image and video hosting by TinyPic
    SubCulturia:"New Media Theory Group" Projesini destekler..."

    ***


    Oğuz Atay/Arşiv
    logo
    Oğuz Atay / Arşiv

    ***


    Şair Çalışıyor/dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Şair Çalışıyor/Dergi Arşivi

    ***


    Şiir Penceresi
    Image and video hosting by TinyPic
    "Bir başka bakmak için..."

    ***


    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi
    Image and video hosting by TinyPic
    Bachibouzouck/net edebiyat dergi arşivi

    ***


    Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic